Malatya'yı anlatmak için bazen uzun cümlelere gerek yoktur.
Bir sabah çarşıya çıkmak, tanıdık bir esnafın selamını almak, sokakta karşılaştığın bir dostla birkaç dakika sohbet etmek bile bu şehri anlatmaya yeter.
Malatya'nın kendine has bir havası vardır.
Kışın soğuğunda ayrı, yazın sıcağında ayrı yaşanır burada. Kayısının kokusu başka, çarşının telaşı başka, mahallelerin samimiyeti başkadır.
Eskiden insanlar birbirlerinin kapısını daha çok çalardı.
Bir tabak yemek komşuya gider, bir selam saatler süren sohbete dönüşürdü. Çocuklar sokaklarda oynar, büyükler kapı önlerinde oturup günün yorgunluğunu birbirleriyle paylaşırdı.
Şimdi hayat daha hızlı.
Herkesin elinde telefon, herkesin yetişmesi gereken bir yer var. Aynı sokakta yürüyüp birbirimize selam vermeden geçebiliyoruz.
Belki de zaman zaman durup etrafımıza bakmamız gerekiyor.
Çünkü şehirler değişirken bazı değerleri kaybetmemek bizim elimizde.
Malatya'nın en güzel taraflarından biri de bence tam olarak burada.
Ne kadar değişirse değişsin, insanındaki samimiyeti hâlâ koruyabilmesi.
Bir esnafın “Hoş geldin” demesinde, tanımadığın birinin yol tarif ederken gösterdiği ilgide, bir dostun “Çay içelim” demesinde hâlâ eski Malatya'dan bir parça bulabiliyoruz.
Belki binalar değişiyor.
Sokaklar değişiyor.
Şehrin görüntüsü değişiyor.
Ama Malatya'nın ruhunu yaşatan insanları olduğu sürece bu şehir, yine Malatya olarak kalacak.
Bazen şehrimizi değiştirmekten önce, onun güzel taraflarını hatırlamamız gerekiyor.
Çünkü bazı şehirler sadece yaşanmaz; hissedilir. Malatya da onlardan biridir.
Bir sabah çarşıya çıkmak, tanıdık bir esnafın selamını almak, sokakta karşılaştığın bir dostla birkaç dakika sohbet etmek bile bu şehri anlatmaya yeter.
Malatya'nın kendine has bir havası vardır.
Kışın soğuğunda ayrı, yazın sıcağında ayrı yaşanır burada. Kayısının kokusu başka, çarşının telaşı başka, mahallelerin samimiyeti başkadır.
Eskiden insanlar birbirlerinin kapısını daha çok çalardı.
Bir tabak yemek komşuya gider, bir selam saatler süren sohbete dönüşürdü. Çocuklar sokaklarda oynar, büyükler kapı önlerinde oturup günün yorgunluğunu birbirleriyle paylaşırdı.
Şimdi hayat daha hızlı.
Herkesin elinde telefon, herkesin yetişmesi gereken bir yer var. Aynı sokakta yürüyüp birbirimize selam vermeden geçebiliyoruz.
Belki de zaman zaman durup etrafımıza bakmamız gerekiyor.
Çünkü şehirler değişirken bazı değerleri kaybetmemek bizim elimizde.
Malatya'nın en güzel taraflarından biri de bence tam olarak burada.
Ne kadar değişirse değişsin, insanındaki samimiyeti hâlâ koruyabilmesi.
Bir esnafın “Hoş geldin” demesinde, tanımadığın birinin yol tarif ederken gösterdiği ilgide, bir dostun “Çay içelim” demesinde hâlâ eski Malatya'dan bir parça bulabiliyoruz.
Belki binalar değişiyor.
Sokaklar değişiyor.
Şehrin görüntüsü değişiyor.
Ama Malatya'nın ruhunu yaşatan insanları olduğu sürece bu şehir, yine Malatya olarak kalacak.
Bazen şehrimizi değiştirmekten önce, onun güzel taraflarını hatırlamamız gerekiyor.
Çünkü bazı şehirler sadece yaşanmaz; hissedilir. Malatya da onlardan biridir.




Yorumlar